Atipik Otizm Regresif Otizm Uyaran Eksikliği Dil & Konuşma Bozukluğu Aile Danışmanlığı
Otizmin Belirtileri

OTİZMLİ ÇOCUKLARIN ÖZELLİKLERİ
 

* Çocuğunuz bebeklik dönemlerinde gelişim sorunu yaşıyorsa, emekleme, oturma ve yürümesinde yaşıtlarına nazaran gecikme varsa..

* Çocuğunuz seslendiğinizde dönüp size bakmıyor ya da hiçbir tepki vermiyorsa..

* Çocuğunuz kendisiyle ilgilenildiğinde gözlerinize bakmıyor ya da çok kısa süreli bakıyorsa..

* Çocuğunuzun vücut duruşu, tavır ve yüz ifadelerinde uygunsuzluklar ve/gariplikler varsa..

* İsteklerini işaret parmağı ile göstermiyor, elinizden tutarak sizi istediği şeyin yanına götürüyorsa..

* İlgilendiği şeylere sizin de ilginizi çekebilmek için sizinle göz teması kurmuyor ve işaret parmağı ile göstermiyorsa..

* Oyuncaklar ile anlamlı bir şekilde oynamıyorsa..

* Hayali/sembolik/taklit gerektiren oyunlar ( evcilik vb.) oynamıyorsa..

* En küçük olumsuzluklara dahi aşırı tepki veriyorsa..

* Tekrarlayan hareket ve jestleri, stereotipileri varsa.. (bir nesne ya da kendi etrafında dönmek, sallanmak, el - parmak hareketleri, yandan bakışlar, vb.)

* Yersiz ve/veya nedensiz ağlamaları ve/veya gülmeleri varsa..

* Konuşması gecikmişse ya da anlamsız kelimelerle konuşuyorsa..

* Çocuğunuz kendi kendine veya yersiz veya anlamsız konuşuyorsa..

* Çocuğunuz sizinle ya da bir başkası ile ilgilenmiyorsa..

* Çocuğunuz diğer çocukların yanında bulunmayı istemiyor ya da onlar yokmuş gibi davranıyorsa..

* Çocuğunuz sizce ya da bir başkasınca TUHAF bulunuyorsa..

* Çocuğunuzun boş bakış ve dalmaları varsa..

* Çocuğunun 5 duyu ile ilgili (ışık, ses, koku, tat ve dokunma) hassasiyetleri ve/veya 5 duyu uyaranlarına çok düşkünse..

* Çocuğunuz bazı objelere, nesnelere, eşyalara aşırı düşkünse. (nesneyi yanından ayıramaz, dışarı çıkarken dahi yanında bulunmasını ister) bu belirtileri dikkate alarak ön değerlendirme sürecine muhakkak girmelisiniz.


Otizm özellikleri olanları diğerlerinden ayıran/farklılaştıran, düşünme, anlama özellikleri;


1. Anlamın Anlaşılmasında Yetersizdirler
Davranışlar, olaylar, beceriler, düşünceler arasındaki bağlantıları anlamakta güçlük çekerler. Kendi dünyaları birbiriyle ilişkisiz bir sürü deneyim ve istekten oluşur. Bunlar arasındaki ilişkiler, altta yatan temalar, nedenler veya prensipler onlar için belirsizdir.
Davranışlar arasındaki neden sonuç ilişkisini kavramakta zorluk çeker. Özellikle kendilerinden ne istendiğini, ne beklendiğini ve çevrede olup biteni anlamada güçlük çekerler. Bu nedenle sosyal ortamın gerektirdiği kuralların altında yatan mantığı kavramakta zorlanırlar ve sosyal becerileri kazanmaları, çevrelerini gözlemleyerek, kendiliğinden gelişmez. Her bir sosyal davranışı tek tek öğrenmeleri gerekir. Örneğin; merhaba demek için öğretmenine elini uzatmayı öğrenen bir çocuk başka bir kişiye merhaba demek için elini uzatmaz. Birisiyle karşılaştığımızda merhabalaşmamız gerektiğini, bunun en basit sosyal iletişim davranışlarından biri olduğu bağlantısını kuramaz, çünkü bu davranışının altında yatan temayı kavrayamaz, sadece öğretmeniyle ilişkisi için gerekli bir davranış olduğunu düşünür.
Zeka düzeyi çok yüksek otistikler bile kültüre ait beklentileri, görenekleri anlamada karmaşa yaşarlar. Sosyal, kültürel çevrenin isteklerini, onlardan ne talep ettiğini anlamakta çok zorlanırlar.


2. Detaylara Aşırı odaklanma nedeniyle, Bütünü Algılamakta Zorluk Çekerler
Çok ufak ayrıntıları, özellikle görsel ayrıntıları fark etmede çok başarılıdırlar. Örneğin bir oyuncak arabanın kenarındaki minicik bir yazıyı görebilirler. Bu detaya takılıp arabayla ilgilenip onunla oynamaya başlamazlar. Bazıları ise farklı duyusal detayları fark etme özelliğine sahiptirler. Bu nedenle yemek odasına girdiklerinde masadaki yemeğe yönelmeyip, vantilatörün sesi hakkında yorum yapabilirler. Arabada radyo dinlerken dinledikleri müziğe değil, radyonun istasyonuna veya markasına odaklanıp bundan söz edebilirler. Sorun, ilgi gösterdikleri detayın o andaki durum, olay, beklenti vb. açısından önemli olup olmadığını değerlendirememeleridir. Bulundukları ortamda, o anda yapılan etkinlik, iş vb. için önemli olan özelliklere ve yapılana değil, kendileri için önemli olana saplanıp kalırlar, bu nedenle algılamaları gerekeni algılayamazlar.

3. İstenilen Noktaya Dikkatlerini Veremezler
Otistik bireyler istenilen noktaya dikkatlerini yöneltmekte zorlanırlar. Bunun yerine kendileri için önemli ya da eğlenceli gelen şeylere odaklanırlar. Bir konudan diğerine odaklanmaları da çabuk değişir. Odada sizin söylediğiniz kelime yerine uzaktan gelen bir sese odaklanabilirler. Dışarıda dalları rüzgarla hareket eden bir ağaca odaklanıp masanın üzerindeki nesneye yönelmekte zorluk çekebilirler. Bulundukları ortamdaki pek çok uyarandan hangisini seçeceklerini, neye dikkat etmeleri gerektiğini ayırt etmekte zorluk çekerler. Bu nedenle ya hepsiyle aynı anda ilgilenir, bir ona bir buna giderek bakarlar, araştırırlar ya da sınırlı bir şekilde bir nesne ile ilgilenerek, diğerlerine kendilerini kapatırlar. Sadece dıştan gelen uyaranları sıraya koyma, öncelik/önem sırasına koymada zorluk çekmezler, aynı zamanda kendilerini bombardımana tutan düşünceleri de yorumlamada ve sıraya koymada zorluk çekerler.

4. Somut Düşünürler
Soyut ve kavramsal düşünme süreçlerinde problemler vardır. Bazıları soyut kavramları çalışmalarla kazanabilirken, bazıları asla kazanamazlar. Örneğin kızdığı için kitabı yere atan birine, “bunu neden yaptın?” yerine, “kitabı atmandan hoşlanmadım, dışarıya çıkmak istemiyorsan istemiyorum demelisin, kitabı atmamalısın” gibi açık ve net bir şekilde ne yaptığı sorulmalı, isteğini nasıl ifade edeceği somutlaştırılmalıdır. Otistik bireyler için kelimelerin tek bir anlamı vardır, ikinci bir anlamı veya mecazi anlamı yoktur. Bu nedenle soyut kelimeleri, sembolik anlatımları, atasözlerini, deyimleri, mecazi anlamı olan kelimeleri anlamakta zorluk çekerler. Örneğin, “damlaya damlaya göl olur” atasözünün, para biriktirmekle ilgili bir anlamı olduğunu kavraması otistik bir birey için çok zordur. Bizi kızdıran bir çocuğa “kafanı koparırım” dediğimizde çocuk kendisine kızdığımızı anlar ama kafasını koparmayacağımızı bilir. Oysa otistik bir çocuk gerçekten kafasını koparacağımızı düşünerek çok korkar. Bilginin soyutlanmasında, muhakeme etme, kavramsal problem çözmede, yorumlamada zorluk çekerler.

5. Fikirleri Birleştirmede Zorluk Çekerler
Otistikler için olayları, kavramları tek tek öğrenmek, anlamak kolaydır. Olaylar, fikirler arasındaki bağlantıyı kurmakta zorluk çekerler. Özellikle birbiriyle zıt görünen kavramlarla ilişkili bilgileri anlamada / birleştirmede sıkıntı yaşarlar. Örneğin çiçekleri seven birinin, arkadaşı için çiçek toplamasını anlamayabilirler. “Çiçekleri seviyorsa niye kopardı?” diye sorarak sevme ve koparma kavramlarının zıtlığı nedeniyle bir arada olamayacağını bunu anlamadıklarını ortaya koyarlar. Çiçekleri koparmak kötü bir şey olduğu için koparan kişinin çiçekleri sevmediğini düşünürler.



6. Düzenleme Ve Bir Sıra İzlemede Zorluk Çekerler
Bir işi organize ederken istenilen sonuca ulaşmak için çeşitli elemanların bir araya getirilmesi gereklidir. Örneğin sandviç yapacağımız zaman gereken malzemelerin alınıp bir araya getirilmesi gereklidir. Otistik bir birey çoğul bilgileri bir araya getirmede zorluk yaşadığı için, hangi malzemeler var, hangi aletler kullanılacak, eksik olanların önceden temin edilmesi vb. pek çok bilgiyi bir araya getirme, gerekli hazırlığı yapma yani organizasyon yapmada güçlük çeker. Sırayla yapılması gereken işleri yaparken de zorluk yaşarlar. Basamaklar arasındaki ilişkiyi veya sonuçla kalan basamaklar arasındaki ilişkiyi kurmada başarılı olamazlar. Örneğin giyinirken izlenmesi gereken sırayı atlayabilirler. Organizasyon gerektiren işler hem o anda olana, hem de sonuca odaklanmayı gerektirdiği için zorlanırlar.

7. Genelleme Yapmada Zorluk Çekerler

Öğrendikleri bir beceri ya da davranışı genelde bir durumda öğrenir ve bunu başka durumlara genelleyemezler. Örneğin merdiven basamaklarını çıkarken 10 kadar sayan bir çocuk masanın üzerine konan oyuncakları sayamayabilir. Öğrendiği bir beceriyi farklı materyallerle, farklı ortamlarla ve farklı kişilerle çalıştıkça bu beceriyi genellemeyi öğrenir. Genelleme sürecine ulaştıktan sonra gereksinim duyduğunda bu beceriyi kullanabilir. Pek çok otistik çocuk annesiyle iletişiminde kullandığı bazı kelimeleri bir başkası ile iletişimde kullanmaz. Okulda gayet iyi yaptığı eşleştirmeyi evde yapmaz. Bu nedenle bazı beceriler ağır otistik özellikleri olan çocuklarda her ortamda, herkesle, her durumda ve her materyalle denerek çok uzun bir sürede ve çok tekrarla kazanılabilirler. Bu özelliklerin bazıları, hatta birçoğu öğrenme güçlüğü, zihinsel yetersizlik gösteren bireylerde de görülmektedir. Ancak otistik özellikleri olanlarda, hepsinin bir arada ve karşılıklı etkileşim içinde olması anlaşılması daha güç ve karmaşık sorunlara yol açmaktadır.

NOT: ·

Kızlara oranla erkek çocuklarında 3- 4 kat daha sık görülür.

 

 

Mehmet Küçükgöz

Özel Eğitim Uzmanı
Southern Russian Üniversity Ph.D.
 
 
MAİL GRUBUMUZA ŞİMDİ KATILIN