Atipik Otizm Regresif Otizm Uyaran Eksikliği Dil & Konuşma Bozukluğu Aile Danışmanlığı
Öğrenme Güçlüğü (Disleksi)

Özel Öğrenme Güçlüğünü

Öğrenme Bozukluğu tanımında, çocukların belirli alanlarda yetersizlikler gösterdikleri belirtilmektedir. Organik bir nedene bağlı olmaksızın okul becerilerinde sorun olmasına öğrenme güçlüğü denir. Matematik bozukluğu, okuma bozukluğu (disleksi), yazılı anlatım bozukluğu ve başka türlü adlandırılamayan öğrenme bozukluğu şeklinde tanımlanmaktadır. Sözlü, yazılı dili kullanmayı ve anlamayı engelleyen bir süreçtir.

Tüm öğrenme bozukluklarının yaklaşık yüzde 80'ini okuma bozukluğu oluşturur ve toplumda yüzde 5-17,5 oranında görülür.

Okuma bozukluğunun sıklığı dillere göre de farklılık gösterir. Erkeklerde daha çok görüldüğü söylenmekle birlikte, son bulgular aradaki farkın çok olmadığı yönündedir.

Öğrenme güçlüğünün nedenleri henüz tam olarak aydınlığa kavuşmamıştır.

Yaygın görüşe göre, öğrenme bozukluğu genetik ve çevresel etmenlerle belirlenen, biyolojik temele dayalı bir işlevsel bozukluktur.

Bu işlevsel bozukluk, konuşma, okuma, yazma ya da aritmetik beceriler için gerekli bilişsel işlevlerin gelişmesinde gecikme ya da sapmaya neden olur.

Doğum öncesi yetersiz beslenme, ilaç kullanımı, doğum sırasında zorluklar ve doğumdan sonra oksijensiz kalma gibi nedenler öğrenme güçlüğüne neden olabilir.

 

Öğrenme güçlüğünde neler olur?

1. Harf ya da sözcüklerin ters çevrilmesi, sesleri karıştırma.

2. Sağ-sol karıştırılması, yön saptanamamasına bağlı top oynama, ip atlama gibi alanlarda sorunlar.

3. Sıralı öğrenilmesi gereken bilgileri karıştırma.

4. Öğrenileni çabuk unutma.

5. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite sıklıkla beraber görülür.

6. Derinlik algılamada sorun vardır.

7. Dil gelişiminde çeşitli sorunlar.

8. Zaman kullanımda bozukluk.

Özel öğrenme güçlüğü olan çocukların bulguların hepsini taşımaları gerekmez. Erken tanınması önemlidir.

Çoğunlukla dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu başta olmak üzere, kaygı bozuklukları, depresyon gibi bozukluklarla birlikte görülür. Tedavisi, özel öğrenme güçlüğü ile çalışan kişiler tarafından yapılan eğitim programlarıdır. Adeta okumayı, yazmayı yeniden öğreten bu programların yanı sıra eşlik eden sorun varsa, tedavi doktor tarafından yapılmalıdır.

Özel öğrenme güçlüğü, çocuğun kendini beceriksiz, yeteneksiz ve başarısız hissetmesine neden olur. Bu nedenle fark edilip tedavi edilmezse kendine güven kaybı olur.

Yazma, okuma ya da başka türlü öğrenme sorunu yaşayan çocuklarda mutlaka değerlendirilmeli ve çocuğa bunu kendi suçu olmadığı anlatılmalıdır.

Öğretmenin ilişkisi sonuçları

Öğretmenler gençlere bir şey söylediklerinde onun hakkında ileti vermiş olurlar. Bugün onunla ilgili verdiğimiz iletiler kendi ile ilgili değer yargılarını oluşturur. Bu nedenle öğretmenin yaklaşımı öğrencinin kendi değer yargısıyla ilgili ve öğretmenle ilişkisi açısından yapıcı olabileceği gibi yıkıcıda olabilmektedir.

Öğretmenin öğrenciyle ilişkisinde uygulaması gereken öğeler

Öğrenciyi kabul etme, yapıcı konuşma, edilgin dinleme (sessizlik) kapı aralayıcı iletiler (bu konuda konuşmak ister misin?) etkin dinleme, doğru iletişim, motivasyon. Aile, öğretmen, okul, işbirliği çocuk eğitiminde oldukça önem taşımaktadır. Bir takım psikiyatrik rahatsızlıklarda kaliteli öğrenci-öğretmen ilişkisini engelleyebilmektedir. Dikkat eksikliği hiperaktivite, özel öğrenme güçlüğü, davranım bozukluğu, depresyon, yaygın gelişimsel bozukluklar, zeka engeli vb. gibi durumlarda tedavi ekibiyle işbirliği önem taşımaktadır.

Matematik becerisi eksik olanlar

 Matematik bozukluğunda, kişinin kronolojik yaşı, zeka düzeyi ve yaşına göre aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda, matematik becerisi, beklenenin önemli ölçüde altındadır. Bu çocuklar, işlem yapmakta zorlanırlar, işlem yaparken yavaştırlar, sayı kavramını algılamakta, sembolleri ve çarpım tablosunu öğrenmekte zorlanırlar. Problemi çözerken bağlantıları kurmakta zorlanırlar. Bu duruma eşlik eden sorunlar olsa bile matematik becerisi sorunları çok daha fazladır.

 

 

Mehmet Küçükgöz
Özel Eğitim Uzmanı
Southern Russian Üniversity Ph.D.

 

 

 

Kaynak:

Prof. Dr. Bengi SEMERCİ

Uzm. Dr. Serdar ALPARSLAN
Dr. Ahmet ÇEVİKASLAN

 

 

MAİL GRUBUMUZA ŞİMDİ KATILIN